<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Kişisel Gelişim,Başarı Rehberi,Özgüven,Kariyer,Sağlık,Eğitim ve Rehberlik</title>
	<atom:link href="http://www.rehberblog.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rehberblog.com</link>
	<description>Bahane Değil, Çözüm Üretiyoruz.</description>
	<pubDate>Sat, 25 Oct 2008 20:25:37 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>İnsan Beyni Nasıl Karar Verir ?</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/insan-beyni-nasil-karar-verir/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/insan-beyni-nasil-karar-verir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2008 20:25:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[insan beyni]]></category>

		<category><![CDATA[karar verme]]></category>

		<category><![CDATA[karar verme aşamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[
Beyin seçim yaparken anlık keyif ile uzun vadeli mantıklı karar arasında gidip geliyor. Mantıklı kararı seçebilmek için anlık zevkin bastırılması gerekiyor.
Bilim insanları, beyinde kişi seçim yaparken devreye giren yeni bölümler keşfetti. Deneyde kişiler iki seçenek arasında seçim yapıyor, bunlardan biri mevcut durumda yararı bilinen bir seçenek, diğeri ise yeni henüz bilinmeyen ve potansiyeli olan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.kaliteliresimler.com/data/media/1463/dnce.jpg" alt="karar verme" width="237" height="197" /></p>
<p>Beyin seçim yaparken anlık keyif ile uzun vadeli mantıklı karar arasında gidip geliyor. Mantıklı kararı seçebilmek için anlık zevkin bastırılması gerekiyor.</p>
<p>Bilim insanları, beyinde kişi seçim yaparken devreye giren yeni bölümler keşfetti. Deneyde kişiler iki seçenek arasında seçim yapıyor, bunlardan biri mevcut durumda yararı bilinen bir seçenek, diğeri ise yeni henüz bilinmeyen ve potansiyeli olan bir seçenek. Araştırmaya göre, beyin uzun vadeli seçeneği seçebilmesi için kısa vadeli hazır yarardan vazgeçmesi gerekiyor.</p>
<p><span id="more-72"></span></p>
<p>Araştırmada deneklere kumar makinelerinde şans oyunları oynatıldı. Makinelerin ödül şemaları, her bir seferde değişecek şekilde ayarlandı. Oyun sonunda 14 deneğin 11&#8243;i arada sırada farklı makineyi deneyerek, acaba diğerinin daha iyi kazandırıp kazandırmayacağa baktıklarını ifade etti. Denekler, mevcut makinede iyi kazandığını düşündüğünde eldeki makineyi değiştirmiyor, bir başka makineye ancak mevcut makinede az kazandığını düşündüğünde geçiyor.</p>
<p>Denekler mevcut bir makinede şansını denerken, beyinde alnın hemen arkasındaki mantık işlerini gören bölge aktif hale geliyor. Daha yüksek kazancın peşinden giderken ise, beynin daha derinindeki keyif ve mükafat merkezleri aktif hale geliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/insan-beyni-nasil-karar-verir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Sonrası Sağlıklı Beslenme</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/ramazan-sonrasi-saglikli-beslenme/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/ramazan-sonrasi-saglikli-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2008 22:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[ramazan sınrasu beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=71</guid>
		<description><![CDATA[
Ramazan bayramında ve bayram sonrasında beslenme düzeni değiştiği için hazımsızlık ve mide problemlerinin yaşanabileceği bilinen bir gerçektir. Ramazan boyunca gündüz aç durup akşam yemek yemeye alışan bünye ramazan sonrasında aşırıya kaçılırsa zarar görebilir. Bu konu hakkında bir uzman &#8221; Kişiler bayramda normal yeme düzenine geçtiklerinden dolayı artık rahatlıkla istediğim her şeyi yiyebilirim diyerek daha fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="yemek" src="http://www.rehberblog.com/yemek.jpg" alt="yemek" width="254" height="190" /></p>
<p>Ramazan bayramında ve bayram sonrasında beslenme düzeni değiştiği için hazımsızlık ve mide problemlerinin yaşanabileceği bilinen bir gerçektir. Ramazan boyunca gündüz aç durup akşam yemek yemeye alışan bünye ramazan sonrasında aşırıya kaçılırsa zarar görebilir. Bu konu hakkında bir uzman &#8221; Kişiler bayramda normal yeme düzenine geçtiklerinden dolayı artık rahatlıkla istediğim her şeyi yiyebilirim diyerek daha fazla yemek yeme eğilimine girebiliyorlar. Bayram ikramlarının da çoğunlukla şeker, karbonhidrat veya içeriği yüksek olan tatlı ve hamur işleri olunca bu dönemde dengeli beslenmek daha da zorlaşabilir. Şeker, çikolata, ağır hamur işleri ve diğer tatlıların aşırı tüketimi sonucunda bazı problemler kaçınılmaz olur. Bunların başında da hazımsızlık ve mide problemleri gelir. Bu problemleri önlemek için de az ve sık beslenilmelidir&#8221; şeklinde tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><span id="more-71"></span></p>
<p>Öğle ve akşam yemekleri tüm besin gruplarını (Karbonhidrat, yağ, protein) kapsaması gerektiğini vurgulayan diyetisyenler , &#8220;Bayram ziyaretlerinde sıklıkla ikram edilen gazlı ve kafeinli içecekler fazla tüketilmemeli bunun yerine su, ayran, meyve-bitki çayları tercih edilmelidir. Bayramda çikolata ve ağır- şerbetli tatlıların tüketiminden kaçınmaya özen gösterilmeli, eğer çok tüketilmek isteniyorsa yüksek enerji içerdiklerinden dolayı küçük porsiyonlar tercih edilmelidir&#8221; görüşündeler..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/ramazan-sonrasi-saglikli-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Üniversiteleri Çanakkalede</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/dunya-universiteleri-canakkalede/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/dunya-universiteleri-canakkalede/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 20:45:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[çanakkale buluşması]]></category>

		<category><![CDATA[çomü]]></category>

		<category><![CDATA[dünya üniversiteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin ( ÇOMÜ ) ev sahipliğinde, 2010 yılında Çanakkale&#8217;de yapılacak &#8221;Dünya Üniversiteler Kongresi&#8221;nin hazırlıkları sürüyor. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir, 20-24 Ekim 2010&#8242;da düzenlenecek kongrenin ÇOMÜ, Uluslararası Üniversiteler Birliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Bilimler Akademisi&#8217;nin organizasyonuyla gerçekleştirileceğini söyledi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.seoloji.org/canakkale.jpg" class="alignleft" alt="üniversiteler" /></p>
<p><strong>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi</strong>nin ( ÇOMÜ ) ev sahipliğinde, 2010 yılında Çanakkale&#8217;de yapılacak &#8221;Dünya Üniversiteler Kongresi&#8221;nin hazırlıkları sürüyor. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir, 20-24 Ekim 2010&#8242;da düzenlenecek kongrenin ÇOMÜ, Uluslararası Üniversiteler Birliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Bilimler Akademisi&#8217;nin organizasyonuyla gerçekleştirileceğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/dunya-universiteleri-canakkalede/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Sağlığının Önemi</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/dis-sagliginin-onemi/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/dis-sagliginin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 12:55:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[diş çürümesi]]></category>

		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[
Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir..
Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" title="sağlıklı dişler" src="http://img.mynet.com/ha3/d/dis_fircalama.jpg" alt="sağlıklı dişler" width="178" height="149" align="left" /></p>
<p><strong>Diş ve diş eti hastalıkları</strong> ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir..</p>
<p>Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.</p>
<p><span id="more-69"></span></p>
<p>Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini  kalıcı dişlere bırakır.     </p>
<p>Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir. </p>
<p>Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir. </p>
<p><strong>Diş Çürümesi </strong></p>
<p> Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır. </p>
<p>Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır. </p>
<p>Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler. </p>
<p>Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler. </p>
<p>Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler. </p>
<p>Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür. </p>
<p>Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır. </p>
<p>Yazının devamı için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz..</p>
<p>http://www.bilkent.edu.tr/~bilheal/uremesagligi/agizdissagligi.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/dis-sagliginin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Zayıflama Sırları</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/saglikli-zayiflama-sirlari/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/saglikli-zayiflama-sirlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 17:57:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[etkili diyetler]]></category>

		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[
Günümüzde önemli sorunlardan birisi olan aşırı kilolar birçok kişinin baş belası. Zayıflama için binbir türlü yollara başvuran kişiler bu yolların ne derece sağlıklı olduklarının farkında değiller. Peki sağlıklı zayıflama nasıl olur ? Hangi tür besinler tüketmeliyiz. Hangi türlerden kaçınmalıyız. Bu yazımızda bunlara değinmek istedik..

1. Düzenli yemeyi yaşam şekli haline getirin. Gününüzü üç ana ve bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" title="zayıflama" src="http://www.rehberblog.com/zayiflama.jpg" alt="zayıflama" width="178" height="149" align="left" /></p>
<p>Günümüzde önemli sorunlardan birisi olan aşırı kilolar birçok kişinin baş belası. Zayıflama için binbir türlü yollara başvuran kişiler bu yolların ne derece sağlıklı olduklarının farkında değiller. Peki sağlıklı zayıflama nasıl olur ? Hangi tür besinler tüketmeliyiz. Hangi türlerden kaçınmalıyız. Bu yazımızda bunlara değinmek istedik..</p>
<p><span id="more-68"></span></p>
<p><strong>1.</strong> Düzenli yemeyi yaşam şekli haline getirin. Gününüzü üç ana ve bir ara öğüne bölün. Yiyeceklerin miktarını bölerek yemek, vücut yağının kolay yakılmasını sağlar.</p>
<p><strong>2.</strong> Besinleri yavaş ve dikkatle çiğneyin.</p>
<p><strong>3.</strong> Doyduğunuzu hissettiğinizde artık yemeyin.</p>
<p><strong>4.</strong> Light ürünler yerine sağlıklı pişirme tekniklerini kullanarak düşük enerjili besinler hazırlayabilir, daha lezzetli yiyeceklerle tanışabilirsiniz.</p>
<p><strong>5.</strong> Öğünleriniz arasının en az 4-5 saat olmasına özen gösterin. Yemekte, iki yiyecek arasında 15 dakika zaman bırakın.</p>
<p><strong>6.</strong> Yaşamınıza her gün en az 30, en fazla 90 dakika fiziksel aktivite ekleyin. En fazla yağ yakıcı aktivite, açık havada tempolu yürüyüştür.</p>
<p><strong>7.</strong> Tabağa konulan yemeği bitirmeniz gerektiği fikrinden uzaklaşın. İkramları geri çevirmeyi kabalık saymayın. Unutmayın fazla yemek israfa neden olur, bel veya basen bölgesinde kalıcı yağ olarak birikebilir.</p>
<p><strong>8.</strong> Az yiyip kilo verdiğinizi görünce güveniniz gelecek ve yediğiniz miktarlarla doymayı öğreneceksiniz.</p>
<p><strong>9.</strong> Günde en az 6 bardak su için. Diyet kolayı 1 kutu, sodayı 1 şişe, kahveyi 2 fincandan fazla tüketmeyin.</p>
<p><strong>10.</strong> Bitkisel çayları günde 5 fincandan fazla içmemeye özen gösterin.</p>
<p><strong>11.</strong> Sabahları aç karnına içilen zencefil suyu yağları eritir ve kilo vermenizi hızlandırır. Zencefil suyunu çok kaynatmadan hazırlayınız. Çok kaynama ile tadı acılaşır ve içimi zorlaşır.</p>
<p><strong>12.</strong> Besinleri buharda, fırında, mikrodalgada veya haşlayarak pişirin.</p>
<p><strong>13.</strong> Katı yağlar, soslu yiyecekler, salamura turşu ve tuzlu yiyecekler, kızartmalar, kremalı hazırlanmış besinler, mayonez, hardal, kahve çeşitleri, soda, gazlı ve karbonatlı içecekler, selülite neden olur. Selüliti önleyen besinler ise ceviz, badem, kuru kayısı, kuru soğan, brüksel lahanası, sarımsak, brokoli, karnabahar, armut, kavun, karpuz, greyfurt, limon, portakal, kivi ve mandalinadır.</p>
<p><strong>14.</strong> Cilt güzelliğiniz için koyu yeşil yapraklı sebzeler; semizotu, ıspanak, roka, maydanoz, ceviz, badem, yer fıstığı, beslenmenizde eksik edilmemesi gereken besinlerdir.</p>
<p><strong>15.</strong> Enerjimizi arttıran, metabolizmamızı düzenleyen besinler, tatlı kırmızı biber, biberiye, fesleğen, dereotu, kırmızı şarap, yulaf kepeği, soya fasulyesi, bezelye, marul, badem, muz, kuru incir, hurma, böğürtlen, ahududu, kuşkonmaz, greyfurt suyu, ton balığı, yoğurt, susam, mercimek ve mantardır.</p>
<p><strong>Selahattin Dönmez</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/saglikli-zayiflama-sirlari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Özgüven Nedir ?</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/ozguven-nedir/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/ozguven-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 11:11:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[kedine güven]]></category>

		<category><![CDATA[özgüven]]></category>

		<category><![CDATA[özgüven nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[
Özgüven kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumudur.. Özgüven hem kişinin kendisine ilişkin düşünceleri ( Örneğin Zekiyim, Sevilen bir insanım ), hem bu düşüncelerin yol açtığı duyguları (Umutsuzluk, Utanç, Gurur), hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları (Çekingenlik, Dikkat, İddiacılık) içerir. Özgüveni süreklilik gösteren bir kişilik özelliği olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" title="stres" src="http://www.seoloji.org/ozguven.jpg" alt="özgüven" width="178" height="149" align="left" /></p>
<p>Özgüven kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumudur.. Özgüven hem kişinin kendisine ilişkin düşünceleri ( Örneğin Zekiyim, Sevilen bir insanım ), hem bu düşüncelerin yol açtığı duyguları (Umutsuzluk, Utanç, Gurur), hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları (Çekingenlik, Dikkat, İddiacılık) içerir. Özgüveni süreklilik gösteren bir kişilik özelliği olarak ve geçici bir psikolojik durum olarak düşünmek mümkündür. Son olarak, özgüven sınırlı bir alan için geçerli olabileceği gibi , genel bir kavramolarakta düşünülebilinir.</p>
<p><span id="more-67"></span></p>
<p>1960&#8242;lardan 1990&#8242;lara kadar ABD’de kabul gören yaygın görüş, özgüvenin öğrencilerin okul başarısında, arkadaşları ile kurdukları ilişkilerde ve ilerdeki yaşamlarında gösterecekleri başarılarda önemli bir etken olduğuydu. Bu nedenle öğrencilerin özgüvenini güçlendirmeye yönelik pek çok program başlatıldı. 1990’lardan itibaren yapılan araştırmalar ise öğrencilerin özgüvenini yükseltmenin okul başarılarına olumlu bir katkısı olmadığı gibi, olumsuz etki yapabileceğini gösterdi.</p>
<p>Saldırganlık - kabadayılık ile özgüven arasındaki ilişkiyi araştıran son çalışmalar da gençlerde özgüveni geliştirmenin faydası ile ilgili mitlerin yıkılmasına yol açmıştır. Önceleri, insan ilişkilerinde saldırganca davranışların kaynağının saldırgan bireylerdeki özgüven eksikliği olduğu düşünülmekteydi, ancak bu düşünceyi destekleyecek kontrollü deneyler bulunmamaktaydı. 2000&#8242;li yıllarda Baumeister ve arkadaşları tarafından yapılan psikolojik deneyler, saldırganlığın asıl kaynağının hak edilmemiş yüksek özgüven olduğunu göstermiştir. Saldırganca davranışlar sergilemiş suçluların çoğu kendilerini diğer insanlardan üstün kabul ederler ve saldırganlıklarının mazareti pek çok kez kendilerini hakarete uğramış, aşağılanmış hissetmeleridir. Sokak çetelerinin üyeleri genelde kendileri hakkında olumlu düşüncelere sahip olduklarını ifade ederler ve kendileri hakkındaki bu olumlu düşünceleri sarsacak şekilde davranan oldu mu saldırganlıkla karşılık verirler. Okullardaki zorba çocuklarların kendilerini diğerlerinden üstün gördükleri; düşük özgüvenli çocukların zorba olanlar değil, genellikle zorbalıklara kurban giden çocuklar oldukları bulunmuştur (Baumeister, 2001).</p>
<p>Yazının Tamamı İçin Aşağıdaki Bağlantıyı Ziyaret Edebilirsiniz..</p>
<p>http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zg%C3%BCven</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/ozguven-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lucid Dreaming Nedir ?</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/lucid-dreaming-nedir/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/lucid-dreaming-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2008 22:15:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[açık rüya]]></category>

		<category><![CDATA[gülşah :)]]></category>

		<category><![CDATA[Lucid Dreaming]]></category>

		<category><![CDATA[rüyada kendini kontrol etme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=66</guid>
		<description><![CDATA[
Lucid Dreaming Türkçesiyle rüyada kendini kontrol edebilme açık rüya olarak tanımlanmaktadır. Yani kişinin rüya görürken rüyada olduğunun farkında olmasıdır.. Bu olay ilk olarak Frederick Van Eden tarafından açıklanmıştır. Çok zor ve çok nadir gerçekleşen bu olay inanılmaz derecede haz vericidir.
Peki Lucid Dreaming&#8216;i nasıl gerçekleştireceğiz. İşte bazı taktikler..

- Genelde uykudan tam evresinde uyandirilip , tekrar uykuya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" title="stres" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/9/93/Waterhouse-sleep_and_his_half-brother_death-1874.jpg/309px-Waterhouse-sleep_and_his_half-brother_death-1874.jpg" alt="lucid dreaming" width="178" height="149" align="left" /></p>
<p><strong>Lucid Dreaming</strong> Türkçesiyle <em>rüyada kendini kontrol edebilme</em> açık rüya olarak tanımlanmaktadır. Yani kişinin rüya görürken rüyada olduğunun farkında olmasıdır.. Bu olay ilk olarak Frederick Van Eden tarafından açıklanmıştır. Çok zor ve çok nadir gerçekleşen bu olay inanılmaz derecede haz vericidir.</p>
<p>Peki <strong>Lucid Dreaming</strong>&#8216;i nasıl gerçekleştireceğiz. İşte bazı taktikler..</p>
<p><span id="more-66"></span></p>
<p><strong>-</strong> Genelde uykudan tam evresinde uyandirilip , tekrar uykuya dalarak gerceklestirilebiliriz. Hatta bazen rüyalarımıza kaldığımız yerden bile devam edebiliriz.<br />
<strong>-</strong> Bir rüya defteri tutun ve her sabah ilk iş hatırladığınız rüyaları yazın. Böylece en çok gördüğünüz türden rüyaları belirleyebilir ve onları tekrar görebilmek için odaklanarak yatabilirsiniz..<br />
<strong>-</strong> Daha önce dinlemediğiniz güzel bir şarkı seçin ve bu şarkıyı tiryakisi olana kadar dinleyin.. Yalnız bu şarkı size sadece açık rüyayı hatırlatsın. Birgün yatmadan önce bu şarkıyı dinleyin ve siz uyurken baş ucunuzda çalmaya devam etsin.<br />
<strong>-</strong> En önemli noktalardan biride stres yapmayın ve açık rüyaya odaklanmaya çalışın.</p>
<p>Açık Rüyanın zeka seviyesinide oldukça geliştirdiği düşünülmektedir. Lucid Dreaming daha önce başına gelen varsa ve nasıl birşey olduğunu bizlerle paylaşabilirse memnun oluruz. Herkese bol açık rüyalı geceler dilerim..</p>
<p><strong>Dipnot :</strong> Gülşah Yapabiliyormuş.. <img src='http://www.rehberblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/lucid-dreaming-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin Fırtınası Nedir ?</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/beyin-firtinasi-nedir/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/beyin-firtinasi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 13:42:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[Alex osborn]]></category>

		<category><![CDATA[beyin fırtınası]]></category>

		<category><![CDATA[fikir fırtınası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[
Türkçemize yanlış giren birçok kelime vardır. Bunların biriside Beyin Fırtınasıdır. Türkçeye asıl çeviri anlamı fikir fırtınasıdır..
Beyin Fırtınası belirli bir konuda çözüm üretmek üzere , düşüncelere engel koyulmaksızın yapılan bir grup çalışmasıdır. Bu kavram Alex Osborn tarafından geliştirilmiştir.

Beyin fırtınası bir grupla yapılabileceği gibi tek başınada yapılabilir. Akla gelen ve ortaya konan bilgiler ister tek başına olsun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" title="stres" src="http://www.rehberblog.com/Beyin.jpg" alt="stres" width="178" height="149" align="left" /></p>
<p>Türkçemize yanlış giren birçok kelime vardır. Bunların biriside <em>Beyin Fırtınasıdır.</em> Türkçeye asıl çeviri anlamı fikir fırtınasıdır..</p>
<p><a title="Beyin Fırtınası,Yaratıcılık" href="http://www.rehberblog.com/beyin-firtinasi-nedirbeyin-firtinasi-nedir/">Beyin Fırtınası</a> belirli bir konuda çözüm üretmek üzere , düşüncelere engel koyulmaksızın yapılan bir grup çalışmasıdır. Bu kavram <a title="Alex Osborn Kimdir" href="http://images.google.com.tr/images?hl=tr&amp;suggon=0&amp;q=Alex%20Osborn&amp;um=1&amp;ie=UTF-8&amp;sa=N&amp;tab=wi"><b>Alex Osborn</b></a> tarafından geliştirilmiştir.</p>
<p><span id="more-65"></span></p>
<p>Beyin fırtınası bir grupla yapılabileceği gibi tek başınada yapılabilir. Akla gelen ve ortaya konan bilgiler ister tek başına olsun ister grup içinde olsun kesinlikle yargılanmaz ve eleştirilmez. Böylece fikirlerin daha kolay olarak paylaşılması sağlanır.</p>
<p><strong>Beyin Fırtınası</strong> günümüzde Yeni ürünlerin geliştirilmesi , reklamcılık , üretim yönetimi ve proje yönetimi gibi birçok alan kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/beyin-firtinasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Stres Seviyenizi Ölçün</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/stres-seviyenizi-olcun/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/stres-seviyenizi-olcun/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 17:55:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Testler]]></category>

		<category><![CDATA[depresyon]]></category>

		<category><![CDATA[sinir katsayısı]]></category>

		<category><![CDATA[stres]]></category>

		<category><![CDATA[stres ölçme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[
Stres günlük hayattaki duygularımızın davranışlarımız üzerindeki oluşturduğu etkidir. Günlük yaşatımızdaki zorluklardan dolayı hepimiz strese maruz kalırız. Stres negatif veya pozitif şekilde olabilir. Pozitif stres bir olay, bir başarı karşısında heyecanlanmayı ifade eder. Negatif stres ise olumsuz stestir ve sinir, reddetme veya depresyon ile sonuçlanır. Stres seviyenizi yazımızdaki testten ölçebilirsiniz..

Stres Testi
Aşağıdaki durumlara genel olarak nasıl tepki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" title="stres" src="http://img.blogcu.com/uploads/canirinal_stres5B15D.jpg" alt="stres" width="178" height="149" align="left" /></p>
<p><strong>Stres</strong> günlük hayattaki duygularımızın davranışlarımız üzerindeki oluşturduğu etkidir. Günlük yaşatımızdaki zorluklardan dolayı hepimiz strese maruz kalırız. Stres negatif veya pozitif şekilde olabilir. Pozitif stres bir olay, bir başarı karşısında heyecanlanmayı ifade eder. Negatif stres ise olumsuz stestir ve sinir, reddetme veya depresyon ile sonuçlanır. Stres seviyenizi yazımızdaki testten ölçebilirsiniz..</p>
<p><span id="more-63"></span></p>
<p><strong>Stres Testi</strong></p>
<p>Aşağıdaki durumlara genel olarak nasıl tepki gösterdiğinizi işaretleyerek stres düzeyinizi ölçebilirsiniz..</p>
<p>4- Her zaman<br />
3- Sık sık<br />
2- Bazen<br />
1- Hiç</p>
<p>Her soruya size uygun olduğunu düşündüğünüz bir sayı verin. Anketi tamamladığınızda sayıları toplayın. Anketin sonucunu elde ettiğiniz sayıya göre değerlendirin.</p>
<p>1-Birçok farklı işi kısa zamana sığdırmaya çalışıyor musunuz?<br />
2-İş aksaklıkları veya gecikmeler durumunda sabırsızlanıyor musunuz?<br />
3-Eğlenme amaçlı da olsa oynadığınız oyunlarda hep kazanmak zorunda hissediyor musunuz?<br />
4-Trafikte kırmızı ışık yanmak üzereyken arabanızla hemen geçmeye çalışıyor musunuz?<br />
5-Yaptığınız bir işte yardıma ihtiyacınız olsa da sormaktan kaçınıyor musunuz?<br />
6-Sürekli olarak başkalarının hayranlığını kazanmak ve saygı duyulma ihtiyacı hissediyor musunuz?<br />
7-Başkalarının işlerini yapma biçimlerini sıklıkla eleştiriyor musunuz?<br />
8-Sıklıkla saate bakar mısınız?<br />
9-Başarılarınızı ve pozisyonunuzu yükseltme konusunda aşırı hırs yaptığınız oluyor mu?<br />
10-Zamanın size yetmediği düşüncesine kapılıyor musunuz?<br />
11-Bir anda birden çok iş yapma alışkanlığınız var mıdır?<br />
12-Sıklıkla gergin veya sinirli hissediyor musunuz?<br />
13-Hobilerinize ve kendinize vakit ayırmakta zorlanıyor musunuz?<br />
14-Çabuk konuşma veya sohbetleri hızlandırma eğiliminiz var mıdır?<br />
15-Kendinizi geçinilmesi zor biri olarak kabul ediyor musunuz?<br />
16-Arkadaş veya akrabalarınız sizinle geçinmenin zor olduğunu söylerler mi?<br />
17-Birden fazla projede yer alma eğiliminiz var mıdır?<br />
18-Kendinize sıklıkla işinizi bitirme tarihleri koyuyor musunuz?<br />
19-Dinlenmeye ayırdığınız veya boş oturduğunuz vakitlerde kendinizi suçlu hissediyor musunuz?<br />
20-Kendinize çok fazla sorumluluk yüklediğiniz oluyor mu?</p>
<p><strong>Değerlendirme</strong></p>
<p>    * Eğer toplam 20 - 30 arasındaysa, fazla üretken bir insan değilsiniz ve hayatınızı canlandırmaya ihtiyacınız var.<br />
    * Eğer toplam 31 - 50 arasındaysa, stresle başa çıkma konusunda iyi durumdasınız.<br />
    * Eğer toplam 51 - 60 arasındaysa, stres düzeyiniz normalin üzerindedir ve aşırı ger gin olma sınırındasınız demektir.<br />
    * Eğer toplam skor 61 ve üzerindeyse, kalp hastalığına yakalanma şansınız yüksektir.</p>
<p>Bu test , Sweet Briar Üniversitesi Akademik Kaynak Merkezi´nden alıntı yapılmıştır.</p>
<p>Kanynak : http://www.arc.sbc.edu/stressquiz.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/stres-seviyenizi-olcun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Unutkanlık Bir Hastalık mıdır?</title>
		<link>http://www.rehberblog.com/unutkanlik-bir-hastalikmidir/</link>
		<comments>http://www.rehberblog.com/unutkanlik-bir-hastalikmidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 15:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[unutkanlık]]></category>

		<category><![CDATA[unutkanlık hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rehberblog.com/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[
Günlük iş stresi ve yaşam şartları nedeniyle herkes belirli zamanlarda bazı şeyleri unutabilir.
Randevuları , kişilerin isimlerini , telefon numaralarını , araba plakaları vb. birçok şey bunlar arasında gösterilebilir.  Unutmak insanın doğasında vardır fakat bu hastalık derecesine gelmiş ise bir uzmana görünmekte fayda var..

Unutkanlık genel olarak psikolojik sorunlardan ve aşırı stresten dolayı meydana gelmektedir. Fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" title="google başarı" src="http://www.gunbatim.netteyim.net/haber/resim/saglik/30_yasindan_sonra_unutkanlik_artiyor-H7-322557.jpg" alt="unutkanlık" width="178" height="149" align="left" /></p>
<p>Günlük iş stresi ve yaşam şartları nedeniyle herkes belirli zamanlarda bazı şeyleri unutabilir.<br />
Randevuları , kişilerin isimlerini , telefon numaralarını , araba plakaları vb. birçok şey bunlar arasında gösterilebilir.  Unutmak insanın doğasında vardır fakat bu hastalık derecesine gelmiş ise bir uzmana görünmekte fayda var..</p>
<p><span id="more-64"></span></p>
<p>Unutkanlık genel olarak psikolojik sorunlardan ve aşırı stresten dolayı meydana gelmektedir. Fakat bazen organik nedenlerden dolayıda unutkanlık baş gösterebilir. Bu durum gençlerde ve yaşlılarda farklılık göstermektedir.</p>
<p>Gençlerde ortaya çıkan unutkanlığın organik nedenleri arasında <strong>troidin</strong> iyi çalışmaması ve <strong>B12</strong> eksikliği gösterilebilir.</p>
<p>Yaşlılarda ise yaşında getirdiği durumdan dolayı unutkanlık normal bir durumdur. Çok aşırı unutkanlık durumları yine hastalığın belirtisidir. Genel olarak bu hastalığa <strong>Alzheimer</strong> denilmektedir.</p>
<p>Sağlık herkes için vazgeçilmez birşey olduğu için eğer unutkanlık durumunuz normalden biraz dahi ileri olsa dahi bir doktora görünmenizi tavsiye ederiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rehberblog.com/unutkanlik-bir-hastalikmidir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
